Tükenmişlik Sendromu

 

Tükenmişlik sendromu, en yalın haliyle “Ruhsal ve fiziksel açıdan enerjinin tükenişi” dir. Sürekli güçlü strese maruz kalmaktan kaynaklanan, düşük öz saygı veya öz yeterlilik duyguları ile birleşen; duygusal, fiziksel ve zihinsel tükenmişlik olarak tanımlanabilir.

Tükenmişliğin ortaya çıkmasına neden olan temel faktör, uzun süre strese karşı korumasız kalmaktır. Rol çatışması, rol belirsizliği, aşırı iş yükü ve sosyal destekten yoksunlukla uzun süre karşı karşıya kalınması, tükenmişlik sendromunu ortaya çıkarabilir. Bunlara ilave olarak, kişiler arası ilişkiler, motivasyon, fazla iş yükü ve kişinin stresle başa çıkmadaki başarısı da tükenmişliğe katkıda bulunabilir.

Tükenmişlik, insanlara yardım hizmeti sunan mesleklerde ve duygusal taleplerin yoğun olduğu ortamlarda uzun süre çalışan, idealist ve insanlara hizmet verme yönünde yoğun isteğe sahip meslek elemanlarında daha sık görülür. Tükenmenin, iş kaybından aile içi ilişki sorunlarına, psikosomatik hastalıklardan alkol-madde-sigara kullanımına ve hatta uykusuzluk, depresyon gibi ruhsal hastalıklara kadar uzanan çok çeşitli ciddi sonuçları vardır.

Tükenmişlik Sendromu Sizi Nasıl Etkiler?

Yorgunluk ve bitkinlik hissi, enerji kaybı, kronik soğuk algınlığı, sık baş ağrıları ve uyku bozuklukları, gastrointestinal bozukluklar ve kilo kaybı ya da artışı, solunum güçlüğü, psikosomatik hastalıklar, ağrılar, yakınmalar, koroner kalp rahatsızlığı sıklığında artma gibi fizyolojik belirtiler görülür.

Kayıtsızlık, ilgisizlik, duygusal bitkinlik, kronik bir sinirlilik hali, çabuk öfkelenme, zaman zaman bilişsel becerilerde güçlükler yaşama, hayal kırıklığı, çökkün duygu durum, kaygı, huzursuzluk, sabırsızlık, benlik saygısında düşme, değersizlik, umutsuzluk, eleştiriye aşırı duyarlılık, karar vermekte yetersizlik, boşluk ve anlamsızlık hissi gibi psikolojik belirtiler görülür. 

Kişi hatalar yapmaya, bazı şeyleri erteleme ya da sürüncemede bırakmaya, işe geç gelmeye, izinsiz olarak ya da hastalık nedeni ile işe gelmemeye başlar. İşi bırakma eğilimi, hizmetin niteliğinde bozulma, işte ve iş dışındaki ilişkilerde bozulma görülür. Kişiler arası çatışmalar artar. Kaza ve yaralanmalarda artış olur, meslektaşlara ve hizmet verilen kişilere, mesleğe karşı alaycı bir tavır sergilemeye, işle ilgilenmek yerine başka şeylerle vakit geçirmeye başlar ve kuruma ilgi kaybolur.

 

Genellikle bireysel, kurumsal ve hatta sistemden kaynaklanan etmenlerin bir arada rol oynaması ile ortaya çıkan tükenmişlik, bir sendrom ve sistem sorunu olarak ele alınmalıdır. Etkili müdahale, hem bireysel hem de örgütsel zeminde olmalıdır. En önemlisi, ortaya çıkarıcı etmenlerin giderilmesi, olmuyorsa erken dönemde tanınması ve hızlı müdahale edilmesinin sağlanmasıdır.