Obezite ve Ruh Sağlığı

 

Tüm dünyada hızla yaygınlaşan ve toplum sağlığını tehdit eden önemli sorunlardan birisi obezitedir. Çocukluktan yetişkinliğe kadar her yaşta görülebilen obezite; kısaca vücut yağ oranının artışı olarak tanımlanır.

Obezite tanınması en kolay ve tedavisi en zor tıbbi durum olarak anılır. Obezite kişinin fiziksel aktivitesini azaltan, sosyal ve psikolojik problemlere yol açan ve giderek toplumdan uzaklaşmasına neden olan kronik ve ilerleyici bir hastalıktır. Obezitenin gelişiminde genetik, çevresel ve psikolojik etkenler rol oynar.

Psikolojik etkenlerin obezite gelişimindeki rolü kesin kabul edilmekle birlikte, söz konusu etmenlerin obeziteye nasıl yol açtığı bilinmemektedir. Obezite ile ilgili en önemli psikolojik sorun depresyondur, obezlerde hafif ve orta derecede depresyon sık görülür. Duygudurum bozuklukları, kaygı bozuklukları, somatoform bozukluklar ve yeme bozuklukları da sağlıklı bireylerden daha yüksek oranda görülür.

Obez bireyler, beden imajlarını kötü algılayıp, vücutlarını beğenmeyebilir veya acayip bulabilir. Genelde başkalarının da kendilerini bu yüzden çirkin bulduğunu, gülünç karşıladığını, hor gördüğünü, düşmanlık beslediğini düşünebilir. İnsanların kendilerine bakışları ve yorum yapmaları sonucunda obez bireylerde sosyal kaçınma ortaya çıkabilir ve bu kaçınma davranışı depresyon ve diğer bozuklukların gelişmesine katkıda bulunur. Yaşanan bu sorunlar obez bireylerin yaşam süresini ve kalitesini etkiler.  

Obez bireylere, obezitenin fiziksel ve psikososyal sorunlara yol açan, ciddi ve kronik bir sağlık sorunu olduğu yönünde bilgi verilmesi; stresle etkili baş etme konusunda bilgilendirilme yapılması faydalı olmaktadır.

Çevre koşulları obezite gelişimini etkileyen önemli faktörlerdendir. Çünkü obezite, çoğu kez öğrenilmiş bir yeme davranışının sonucu olup birey ve ailenin yeme alışkanlıkları, öğün düzeni, en fazla tüketilen besinler ve egzersiz gibi yaşam tarzı ile ilgili faktörlerden ve kültürel faktörlerden etkilenir. Ayrıca ailede başka obezlerin olması, genetik etkilerin yanı sıra bireyin kabul gördüğü bir çevre de yaratarak obeziteyi tetikleyebilir.  

 

Obezitenin tedavisinde biyolojik, psikolojik ve sosyokültürel etkenler de dikkate alınmalıdır. Obezler zayıflarken bazı problemlerle karşılaşabilir. Örneğin; zayıflama programı başında çabuk kilo veremezler ve bu durum motivasyonlarını düşürebilir. Ya da kilo verseler bile bir süre sonra aynı kiloya tekrar erişirler ve bu da hastanın motivasyonunu azaltır. Bireyin ihtiyacı olması halinde tedavi süreci bireysel psikoterapiler ile desteklenmelidir.