Kişisel Gelişim / Farkındalık Eğitimi

"Farkında Olmak"

Kendinizi anlayacak kadar cesur musunuz? Bazen bir sorunumuzdan kurtulmak isteriz ama çözümü hep dışarılarda aramaktan, başkalarının değişmesini beklemekten de içimiz sıkılır. Peki sizler sorun gördüğünüz durumlarda, kafanızı dışarı çıkarabilenlerden misiniz yoksa kaplumbağa hesabı kabuğunuzun içinde gizlenmiş mi olursunuz?

Her gün yepyeni deneyimlerle beyinde ve hücrelerimizde “öğrendiklerim” haznesini geliştirirken, alışkanlık derecesindeki davranışlarımız bizlere çok yardımcı olurlar. Örneğin biz her gün işimizden, okulumuzdan çıkıp eve giderken, şimdi nereden gidecektim diye düşünmüyoruz. Çok kısa bir sürede en trafiksiz ve en kısa yola doğru koşuyoruz değil mi? Her akşam televizyon kumandasının nasıl çalıştığını tekrardan keşfetmiyoruz. Kumandayı daha kendimizi o rahat koltuğumuza atarken kavramış ve tuşuna basmış oluyoruz. Artık çok sık yaptığımız davranışlarımızı alışkanlık haline dönüştürmüşken ve bundan yarar sağlarken hayat daha kolay yaşanıyor. Peki ya, alışkanlıklarımız yüzünden neler kaçırıyoruz? Neler kaybediyoruz? Hem de farkında olmadan.

Bir çok kişinin yaşadığı olumsuzluklardan kurtulmak için onlara çok tanıdık gelen bazı geçici çözümleri kullanmaya devam ettiğini sıklıkla görüyoruz. Bu geçici çözümler kişi sorunla yüzleşmesi gereken bir noktaya gelinceye kadar işe yararlar, o yüzden hayatımızın doğal bir parçasıdırlar. Fakat şunu belirtmekte fayda var ki, farkında olmayarak bir çok sorunumuzu uygunsuz yollarla çözmeye çalışıyoruz veya çözülmeyecek zannediyoruz. Kaplumbağanın kabuğuna her tıkladığımızda yaptığı gibi, kendimizi korumak adına alışkanlıkla senelerdir bizimle beraber genişlemiş ve kalınlaşmış olan kabuğumuzun içine saklanıveriyoruz. Kaplumbağa olsak neyse, bu gerçekçi ve işe yarar bir yöntem. Peki insan olarak siz ne zamanlarda, kendinizi hangi durumda bulduğunuzda saklanma alışkanlığına kaptırıveriyorsunuz, farkında mısınız?

Mesela kendinizi her yalnız hissettiğinizde gizlendiğiniz kabuk ne oluyor? Gidip bir kursa yazılmak mı? Ya da alışveriş mi yapıyorsunuz? Bunun farkına varın. Yalnızlık hissi nasıl sizce? İçinizdeki rahatsız edici hissi kendi kendinize tekrarlayarak farkındalığınızı artırın ve kendinize şu soruları sorun;

-Ben ne olunca bu hissi yaşıyorum? Olanların ortak noktası var mı?

-Bu hissi yaşarken aklımdan neler geçiyor? -Şimdiye kadar kendimi bu histen nasıl kurtarıyordum? İçine gizlenip kendimi kendi farkındalığımdan koruduğum kabuğum neydi? Hissimin arkasındaki düşüncelerimi kendime itiraf etmek çok mu acı verir?

Örnekler çoğaltılabilir. Diyelim ki, yanınızda birileri her kavga ettiğinde sizinle ilgili olmamasına rağmen ortalığın yatışmasından başka bir şey düşünemeyip alışkanlıkla, bundan önceki her seferde yaptığınız gibi kendinizi bir anda mükemmel bir uzlaştırıcı rolünde buluyorsunuz. İnsanların size göre bu kadar çocukça ve sorun yaratır şekilde davranmaları enerjinizi alıp götürüyor, ve artık siz bu rolden bıkmışsınız. Çözüm başkalarının tartışmaması mı; ki bunu kontrol edemeyeceğiz; yoksa nedir? Şimdi düşünün; (1) Siz ne olunca kendinizi böyle bir role (kabuğa) sokuyorsunuz? (2) Tartışsalar ne olur? (“tartışmak bir felakettir” diye mi düşünüyorsunuz?) (3) Bunun nesi dayanılmaz şekilde kötü? Bu kanıya nereden vardınız?

Bu soruların içinde kendinizle ilgili cevaplara ulaşacaksınız. Size sizinle ilgili bir çok şeyler söyleyecekler, şaşıracaksnız. Tıpkı Dalai Lama’nın sözünde olduğu gibi; Kendinizin içinde bir noksanlığın farkına varmak, başkalarının içindeki binlercesinin farkına varmaktan çok daha faydalıdır. Eğer kabuğunuzun dışına çıkmaya ve kendinizi farketmeye hazırsanız !